Antalya Web Tasarım,Lara Web Tasarım,Lara Web Yazılım,Yazılım Hizmetleri,Web Tasarımı , Web Programlama , Grafik Tasarımı , CSS Tasarımlar , İçerik Yönetim Sistemleri,Yönetim panel tasarımları ve Yazılımları .

Giriş Formu

Anket

Syndicate

Neden 1 Mayıs? Neden yasak meydanlar?
Yazar recep   

 

 

Neden 1 Mayıs? Neden yasak meydanlar?

 

Ülkemizde 1.Mayıs işçi bayramı olarak kutlanıyor, işçiler çeşitli etkinliklerle sorunlarını kamuoyuyla paylaşmak, büyük işçi kurultayları oluşturma gayreti içinde oluyor.

Merkezi iktidar ve Valilikler ise işçilerin bayramlarını kurultay gibi geçirmeleri yerine piknik yaparak, halay çekerek, türkü söyleyerek geçirmeleri için gayret ve baskı içine giririyor, işçilerin sorunlarını özgürce dile getirecekleri alanları yasaklayarak “Ancak benim istediğim yerde etkinlik yapabilirsiniz” baskısı ile devletin gücünü, otoritesini işçiler üzerinde çatışma ortamına dönüştürerek, yasakçı, baskıcı tutumunu da güvenlik ve provoke gibi sudan sebepleri gerekçe gösterip meşrulaştırarak, “bizim iktidarımız işçiye bir mayısı resmi tatil yaptı” bizim iktidarımız özgürlükçüdür mesajı vermeye çalışıyor.

Yasaklamalar anayasamıza aykırıdır, anayasamızın 34 maddesi “Herkes, önceden izin almadan, silahsız ve saldırısız toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına sahiptir ”Diyor. Ama her yıl işçilere bir düdük yat, bir düdük kalk zihniyeti dayatılıyor. 

Ülkemizde 12 Eylül 2010'da yapılan referandum neticesinde demokratik haklarda yeterli olmasa da önemli gelişmeler sağlandı.

Referandumda kabul edilen düzenlemelerle, sendikal mücadele süreci ilk defa memurlara "toplu sözleşme" hakkı verildi (emekliler dâhil), işçilere yasak olan "siyasî amaçlı grev", "dayanışma grevi" ve "genel grev" yasak olmaktan çıkarıldı, grev sırasında ortaya çıkan zararlardan sendikaların sorumlu olması kaldırıldı, aynı işkolunda birden çok sendikaya üye olma imkânı getirildi, memurlar ve diğer kamu görevlilerine verilen uyarma ve kınama cezaları yargı denetimine açıldı.

            Fakat uygulamada bazı işverenler yine eski Tas, eski hamam, Sendikalı oldukları gerekçesiyle öncü diye tabir ettiğimiz çalışanları işten çıkartarak işçilerin anayasal hakkı olan sendikalı olmalarını engellemeye devam etti.

        Bazı Belediyelerde de durum farklı olmadı, onlarda çalışanlarını şu veya bu şekilde tehdit ederek sendikalı olmalarını engellemeye devam ediyor.

        İş kolu resmi gazetede yayınlanmış olan işveren, işyerinde çoğunlukta olan sendikanın yetki istemesine iş kolumuz da örgütlenemez diye ahlaksız gerekçeyle itiraz etmesi üzerine örgütlü sendikanın yetki alma aşaması askıya alınıyor, örgütlenen işçilere baskılar artarak devam ediyor. Yasalarımız işverene yatırım uygulamıyor.

        Yapılan araştırmalarda sendikaların denetim mekanizması olduğu, kayıt dışını, vergi kaçağını önlediği, iş kazalarının önemli oranda önlendiğini net olarak görmekteyiz. Sendikal örgütlülük düzeyi bir ülkenin gelişmişliğinin ve demokrasisinin göstergesi, sendika işyerlerinin de kalite belgesidir. Devlet sendikal örgütlülüğün gerekliliğini işverenlere yönelik seminerlerle anlatmalıdır.

        CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, bir grup toplantısında “sendikanın olduğu işyerinde iş kazası oranının % 8 iken sendikanın olmadığı yerde iş kazası oranının % 92 olduğunu iddia etti.”

        Katılırsınız katılmazsınız ben bu iddiayı önemsiyorum çünkü ülkemiz işçi ölümlerinde, Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) verilerine göre, El Salvador ve Cezayir’in ardından üçüncü sırada. Türkiye’de her yıl ölen işçi sayısı bin kişinin üzerinde.

        SGK tarafından açıklanan istatistiklere göre Türkiye’de 2011 yılında 69.227 iş kazası ve 697 meslek hastalığının incelenmesi tamamlanmış, İş kazaları sonucunda 2.093 kişi sürekli iş göremez hale gelmiş, 1.700 kişi ise hayatını kaybetmiştir. İş kazası sonucunda ölenlerin 1.668’i erkek, 32’si kadındır. Meslek hastalıkları nedeniyle 123 kişi sürekli iş göremez raporu almış, 10 kişi hayatını kaybetmiştir. Toplamda iş kazaları ve meslek hastalıkları nedeniyle 1.710 kişi hayatını kaybetmiştir (SGK, 2011 İstatistikleri).

        Gelişmekte olan ve gelişmiş ülkelerde iş kazası ölümlerini yıllar içinde azalması beklenir. Ancak Türkiye'de yıllar içinde iş kazası ölümlerinde artış görülmektedir.

        2013 yılında iş kazası geçiren sigortalı sayısı 191 bin 247 iken; iş kazası sonucu ölen sigortalı sayısı ise 1356 oldu. 2014’ün ilk 9 ayında 1414 işçi iş kazalarına bağlı olarak yaşamını yitirdi. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı verilerine göre Türkiye’de her gün 172 iş kazası meydana geliyor. Bu kazalar her gün ortalama 4 işçinin hayatına mal olurken, 6 işçi ise sürekli iş göremez hale geliyor.

        Bu ülkede birde “DENİZ ÇALIŞANLARI VAR” Kimse, devlet, iktidar, muhalefet göz ardı etse de deniz çalışanları var. Denizcilerin sorunları meydanlarda pek duyulmaz çünkü denizciler 12 ay vergi verdiği devletinin imkânlarından ancak senede bir ay yararlanırlar, onlar hep denizdedir onlar hayatını ortalama 150 metre alanda geçirir 151 ci metre onlar için ölümdür çünkü 150 ci metreden sonra deniz başlar.

        Denizi plaj, şezlongu gemi zanneden Milletvekilleri, ceylan derisi koltuklarında Kedilerine yıpranma payı getirirken, demir yığını içersin de, deniz suyundan tatlı su içen, statik elektriğe maruz olan, ailesinden uzak, düğünü, cenazesi, hastalığı olmayan, dünyanın en zor şartları altında çalışan Denizcilerin 2008 Ekim başında yürürlüğe giren 5510 sayılı yasa ile geçmiş yılların “yıpranma payı” uygulaması ellerinden alınmış oldu. 

        Denizcilerin çalışma koşulları 1954 yılından bu yana iyileştirilmedi.4857 sayılı yasa da yapılan düzenlemeler 854 sayılı yasada yapılmadı buna göre;4857 sayılı yasada çalışma süresi haftada 45 saat iken,854 sayılı yasada çalışma saati haftada 48 saat. 4857 sayılı yasada fazla mesai ücret saat başına %50 iken, 854 sayılı yasada fazla mesai ücret saat başına %25.

        En önemli eksik ise 854 sayılı yasada bayan gemi adamları için hiçbir ibare olmaması. Gemilerde bayan gemi adamlarının çalışma ortamlarının, sosyal hayatın akışı ve yaşanabilir olması için her gemiye en az iki bayan çalışma zorunluluğunun getirilmesi uzun süre gemi üzerinde kalan bayanların hayatlarını yaşanabilir duruma getirecektir.

        Evinden, ülkesinden uzaklarda sekiz on ay ailesinin yanına gelemeyen gemi Adamlarının çoğu çalıştıkları şirketlerden maaşlarını üç beş ay gecikmeli almaktalar, bazen hiç alamamaktadırlar. Bu gemi adamlarının gideceği bir yerde yok sendikadan başka bu sektörde de sendikalı olmanın önünde çok engeller var.

        Bir de Gemi adamlarının yıpranma paylarının tekrar geri verilmesi ve gemi adamlarının 20 yılda emekli olmalarını düzenleyen yasanın ivedilikle çıkarılması var.

        Gemi adamlarının özlük hakları, sınav sistemleri, yeterlilik yükseltmelerinin önündeki engellerin kaldırılması beklentilerimiz arasındadır.

        Görülen odur ki iktidar sahipleri kanun çıkartmakla kalmamalı, kanunların uygulanmasını denetim ve gözetimini sıkça yapmalıdır.    Yükümlülüklerini, Gerekliliklerini yerine getirmeyen, personel maaşını zamanında ödemeyen armatörün gemisini bağlamak yerine, gemisine “TMSF” Örneği el koyup geminin borçları ödene kadar yönetiminde kalmalıdır.

        Devletin İSG müfettişleri yaptıkları denetimlerde eksik buldukları başlıkların süresi içerisinde işveren tarafından yerine getirilmemesi durumunda iş yerini kapatmak yerine muhasebesinin başına geçip devlet tarafından eksiklerin giderilmesini sağlaması işçilerin mağduriyetini giderecek İSG yasasına uygun güvenli bir ortam sağlayana kadar şirketin yönetiminde kalmalıdır.

        Ülkemizde İSG Yasası yürürlüğe girdi fakat gözetim ve denetimlerde sendikalı olmayan iş yerlerinde aksaklıkların sürdüğünü görmekteyiz.

        Özetle: İktidar işçisinden korkmamalıdır, tüm sivil toplum kuruluşları, sendikalar, odalar, dernekler bulundukları ilin, ilçenin sembol olmuş meydanlarında, gaz kapsülü, tazyikli su, polis baskısı görmeden sorunlarını özgürce dile getirmeleri engellenmemelidir. İktidarı ellerinde bulunduranlar bu saydıklarımı başarırsa Türkiye ileri demokrasiyi benimsemiş uygulamış olur.

        İktidar sahipleri şu veya bu şekilde bir bahanenin ardına saklanmadan, olayları karşılıklı konuşarak, tarafları dinleyerek isteklerine uygun zemin hazırlayarak yönetmesi, vatandaşının anayasal hakkını kullanmalarını sağlamalıdır.

        2023 hedefi olanlar demokrasiyi yaygın ve herkesin yararlanacağı biçimde uygulamalarını ümit ediyorum, daha çok demokrasi, daha çok özgürlük, yaşanabilir bir Türkiye için, yaşasın özgürlük, yaşasın eşitlik, çerçevesiyle tüm işçilerimizin işçi bayramını tebrik eder, amacına uygun, işçilerin sorunlarının konuşulduğu, işçi bayramı temennisiyle bayramınızı tebrik ederim.

Yorum yok
 
Recep Karakoç'ile devam
Yazar recep   

TİRDEF Üyesi Tirebolu Civil Yalı Köyü Derneği 22.03.2015 Pazar gün Kirazlı tepe yaşam merkezinde genel kurul ve geleneksel kahvaltısını bir arada yaptı.2015 genel kurul 2015 genel kurul

Çok sayıda üyenin katıldığı genel kurulda Civil ve yalı köylüler Başkan Recep Karakoç’la devam dedi.

Divan Başkanlığını Kurucu Başkan Hasan Kabaca’nın yaptığı üyeliklere dernek kurucularından Hüseyin Beşli Ve İbrahim Sarıçoğlu yaptılar.

Civil Yalı Köy Recep Karakoç’ile devam dedi.Yeni yönetim kurulu listesi ;

 

YÖNETİM KURULU ASIL ÜYELİKLERİ

1-Recep KARAKOÇ

2-Mevlüt BAYRAK

3-Naide ORUÇ

4-Meliha Dursun

5-Volkan ÇİMEN

6-Ertan BIYIK

7-Nesrin CEVİZ

YÖNETİM KURULU YEDEK ÜYELİKLERİ

1-Abdullah KEÇECİ

2-Erhan Kemal SARIÇOĞLU

3-Kadir BAHÇECİ

4-Nuran DEMİRKAN

5-Güngör KARTAL

6- Şakir KILIÇ

7-Furkan KARAKOÇ

DENETLEME KURULU ASIL ÜYELİKLERİ

1-Mustafa ORUÇ

2-Mustafa KERİM

3-Yakup KURUCA

DENETLEME KURULU YEDEK ÜYELİKLERİ

1-Ayhan KILIÇ

2-Recep BAYRAK

3-Mustafa KEÇECİ

Şeklinde oluştu.

Recep Karakoç Önümüzdeki hafta yapılacak olan yönetim kurulu toplantısında görev bölümü yapılacağını bildirdi

Yorum yok
 
Çanakkale ve kınalı kuzular.
Yazar recep   

18 Mart bir ülkenin doğum günü

Yüz yıl sonra soruyorum; Dedeleriniz neden egemen, bağımsız bir ülkeye saldırdı? Ülkenizden kilometrelerce uzakta olan, sizlerle hiçbir düşmanlığı olmayan yurduma neden saldırdı? Anneleri, yavukluları, sevdalıları, bebeleri neden öldürdü?

 Biliyormusunuz o yıllar on üç yaşında çocuklar vatanlarını, namuslarını, egemenliklerini ve bağımsızlıklarını korumak için siperlere doluştular, katil dedeleriniz neden onları öldürdü? Sizin dedelerinize, analarınıza, bacılarınıza, sevdalarınıza, egemenliğinize, ülkenize tacizde mi bulunmuştu benim bağrı Anne kokan ana kuzusu dedem.

Daha kendi başlarına banyo bile yapamayan anne kuzularını öldürmek sizlerin fıtratınızda varmış. Orada ölen katil dedelerinizi ziyarete gelmeye utanmıyormusunuz? Dedelerimizi şehit eden masum insanları öldüren, yurdumuzu talan eden katil dedelerinizin yaptıklarıyla övünmeye mi geliyorsunuz benim yurduma?   (Böyle yazmak istemiyorum ama başka kelime bulamıyorum)

Sizin dedeleriniz yetişkindi her türlü mühimmata sahipti, ya bizim dedelerimiz daha bulağa ermemişlerdi. Onları nasıl öldürdünüz. Sizler o katil dedelerinizin leş çukurlarını hangi yüzle ziyarete geldiniz.

Sağ kalan katil dedeleriniz size Balıkesirli AZMAN dedemi, Balıkesir’de mezun vermeyen, tamamı şehit olan cesur çocuk dedelerinizi sizlere anlatmadı mı, seyit onbaşıyı sizlere anlatmadı mı anlatmış olsaydı ülkemize gelerek bizim acımızı artırmazsınız.

Ey! Düşmanların torunları sizlere soruyorum kilometrelerce uzaklardan ne için geldi katil dedeleriniz? Sizler hiç utanmıyormusunuz bu topraklara ayak basmaya?

Bu satırları bana yazdıran, sizin dedeleriniz yüz yıl önce 1915 yılında bağımsız egemen ülkenin Çanakkale’sinde neyse, sizlerde 2015 yılında Irakta, Afganistan’da, Myanmar’da, kuzey ırakta Afrika’da ve beş yıldır Suriye’de osunuz ve terör faaliyetleriyle tıpkı katil dedeleriniz gibi bizim ülkemizde ve dünyada zulmüme, kan akıtmaya karışıklığa devam ediyorsunuz. Allah hepinizin belasını versin.

Soruyorum ülkemin İslam Prof. larına, televizyon kanallarında saatlerce Arap tarihini Arap kahramanlarını allandıra pullandıra salya sümük ağlayarak anlatan hocalar ÇANAKKALE kahramanları için aynı hassasiyeti neden anlatmıyorsunuz? Azman dedeyi, tamamı şehit edilen liseyi ve talebelerini, kınalı yavruları ve bunların arkasında ki kahraman, bağrı iman dolu anneleri, gönlü sevda dolu yavuklu ablaların kahramanlıklarını neden anlatmıyorsunuz? Bu duygularla ÇANAKKALE DE ŞEHİT OLAN KINALI KUZULARIMIZI VE ONLARI CEPHEYE GÖNDEREN ANNELERİ, SEVDALARI SAYGI, RAHMET VE MİNNETLE YÂD EDİYORUM.

Yorum yok
 
8.Mart Dünya kadınlar günü.
Yazar recep   

8.Mart Dünya kadınlar günü.

Bu gün herkes kadınlar gününü kutluyor, tıpkı sözüm ona Müslümanım diye geçinen, her Haltı işleyen, Müslümanlığın yasakladığı her şeyi gizliden gizliye yapan, ama beş vakitte namaz kılan insanlar gibi, Aracının arkasına, huzur İslam’dadır yazıp,250 promil alkollü çıkan Müslüman kardeşimiz gibi, minibüsün arkasına huzur İslam’da yazıp 12 kişilik araca 40 kişi koyan sözde Müslüman gibi, Atatürkçülüğün arkasına sığınan din düşmanları gibi. Hipokrat yemini edip organ mafyasına çalışan, çocukları kaçırıp organlarını çalanlar gibi,8 Mart dünya kadınlar günü kutlayan sözde insanlardan olmak istemiyorum ve şimdi soruyorum gerçekten kadınlar ve güçsüzler korunuyor mu? Onları koruyan var mı? Kadın şiddet görmeye devam ediyor mu? Sadece Şubat 2015 içeresinde 21 kadın şiddete maruz kalarak hayatını kaybetti.

Bu şiddeti önlemek için siyasilerin caydırıcı bir kanun çıkarttığı var mı? Yok 8 mart dünya kadınlar günü kutlu olsun.!

Günümüz kadınları sizler kendi haklarınızı koruyacak geliştirecek kudret ve güce sahipsiniz. Tıpkı Halide edip Adıvar gibi, Sabiha gökçen gibi, müzeyyen Saner gibi, Nezihe Muhiddin gibi, safiye ali gibi, Semiha es gibi, Gül esin aydın gibi, Zehra Kosova durmaz gibi. İşte bu kadınlarımız ufkunuzu açsın, hedefinizi belirlesin.

 

Tarihe isimlerini altın harflerle yazdıran Yukarıdaki kadınlarımızı saygıyla yâd eder, Onların izinde ve anlayışında olan kadınlarımızın kadınlar gününü tebrik ederim.

Yorum yok
 
<< İlk < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Son >>

Sonuç 1 - 10 Toplam 164

Resim

Haber Manşetleri

Tirebolu Civil Yalıköy Yardımlaşma Derneği Tirebolu Civil Yalıköy Yardımlaşma Derneği - Anasayfa Untitled Document
Hürriyet Sabah Milliyet
Star Cumhuriyet Radikal
Yeni Şafak Türkiye Vatan
Akşam Zaman Posta

Kimler Online

Çevrimiçi yok

İstatistikler

Üyeler: 502
Haberler: 333
Linkler: 7
Ziyaretçi: 2093156